Flickr, Instagram’a Meydan Okumaya Geliyor

Kullanım şartlarında yapmayı planladığı değişiklikleri duyurduktan sonra, geçtiğimiz hafta Instagram’ın başı oldukça ağrımıştı. Reklam ve gelir modelini Instagram ekosistemine sokmak için hazırlanan bu değişiklikler ile insanları bir anda ”Instagram fotoğraflarımı satacak!”, ”Instagram benim fotoğraflarımı kullanarak gelir elde edecek ve bana bundan pay vermeyecek” gibi endişelere düşerek başta twitter olmak üzere internetin dünyasını yangın yerine çevirdiler. Hatta Instagram’ın bu yeni kullanım şartlarını resmi olarak protesto edenler arasında National Geographic de bulunuyordu: 

image

Instragram, bu krizi yönetebilmek adına CEO Kevin Systrom ağzından yaptığı resmi açıklamalar ile geri adım attı. Kullanıcıların endişelerini anladıklarını ve ona göre hareket edeceklerini duyurdu. Ancak, bu yangının şu an için tam olarak söndüğünü söylemek biraz güç.

Rakip firmalar da, bu kriz döneminde sessiz kalmadılar tabii ki. Önce Twitter, fotoğraf filtreleme servisini yürürlülüğe soktu. Ancak anlamadıkları çok kritik bir nokta vardı: insanlar fotoğraf filtreleyebildikleri için değil, var olan komünitenin bir parçası olmayı sevdikleri için Instagram’ı kullanıyorlardı. Başkalarının çektikleri fotoğrafları görebilmek, onlara yorum yapabilmek, beğenebilmek, fotoğraflarını etiketleyebilmek ve daha bir sürü şey. Bu özelliklere sahip olmayan bir filtreleme özelliğinin hiçbir çekici yanı bulunmadığını da Twitter filtrelerinin yayınlandığı ilk günden sonra gündemden düşmesinden net olarak anlayabiliyoruz.

Kriz sonrası dönemde, Instagram’ı endişlenedirecek ilk ciddi rakip bugün kendini gösterdi: Flickr. Marissa Mayer’in Yahoo’nun CEO’luğuna getirilmesinin ardından, öncelik vereceği birinci alan olarak mobili belirlemesinden, bu tarz bir atak yapmasını bekliyorduk aslında. Ve çok doğru zamanda, çok doğru kullanıcı ihtiyaçlarına cevap veren bir fotoğraf paylaşım platformu sunmakla oldukça başarılı bir işe imza attı Yahoo ekibi. Flickr, internet üzerinde fotoğraf paylaşımı denildiğinde ilk akla gelen hizmetlerden biri zaten, oldukça eksi bir mazisi var. Bunun bir artısı olarak, sadık bir kullanıcı kitlesi, hali hazırda biribiri ile etkileşime geçen sabit bir komünitesi var. Bu temel, üzerine inşa edilecek binanın daha sağlam ve dayanıklı olmasına imkan sağlayacaktır.

image

Flickr’ın Instagram’dan daha alternetifli filtreleleri, gözümüze çarpan ilk detaylardan. Bir diğer detay da, Facebook, Tumblr ve Twitter’a direkt olarak fotoğraf gönderebilme imkanı. Bildiğiniz gibi, Twitter kendi fotoğraf filtreleme servisini devreye sokmadan kısa bir süre önce Instagram, Twitter ile entegrasyonunu sonlardığını duyurmuştu. Flickr’ın direkt olarak Twitter ile entegre olması bu açıdan oldukça manidar.

Instagram’ın Facebook tarafından 1 Milyar $’a satın alınmasından sonra o eski samimiliğini kaybettiğini düşünenlerden biriydim. Bu bilinçli ya da CEO Kevin Systrom’un söylediği gibi bilinçli olmadan kopan kullanım şartları fırtınasından sonra da fotoğrafı tersine çeviremediğini söyleyebiliriz. Aksine, insanlar Instagram’ın da ”Dark Side”a geçtiğini, Mark Zuckerbeg’in herşey gibi Instagram’ı da mahvettiğini söyler oldular.

Flickr, Instagram karşısında ne kadar yükselebilecek, herkes gibi merakla bekliyorum.

Facebook’ta Demokrasi Dönemi Sona Erdi

Çoğumuz bilmese de, Facebook aslında fazlasıyla demokratik bir yönetime sahipti. Sitenin kuralları ile ilgili yapacağı büyük değişiklikleri kullanıcılarının oyuna sunma ve oylama sonucuna göre hareket etme zorunluluğu bulunuyordu. Oylamaya Facebook nüfusunun %30’unun katılması, sonuçların dikkate alınması için ön koşuldu.

Fakat nasıl ki ülkelerde en büyük problemlerden biri seçmenlerin
sandığa gitmesini sağlamaksa, Facebook da bu problemi yaşadı ve geçtiğimiz günlerde bu özelliğini kaldırmayı düşündüğünü resmi olarak ilan etti. Gerekçeleri basit: İnsanlar yapılan oylamalara ilgi göstermiyorlar. Önce bunun süre ile ilgili olduğunu düşünmüşler ve oylama sürelerini bir haftaya yaymışlar ancak bunun da pek etkisi olmadığını görünce bu adımı toptan kaldırmaya karar vermişler.

Bu değişikliği yapmayı düşündüklerini ilan etmelerini takip eden günlerde inanılmaz bir zincir mail kampanyası başladı. Herkes, tam olarak ne yazdığını anlamadığı halde, kendi fotoğraflarının, mesajlarının ve diğer tüm kişisel bilgilerinin tek sahibinin kendisi olduğunu belirten bir mesajı profillerinde sergilemeye başladılar ve diğer kişilere de bunu yapmasını tavsiye ettiler. Tabii ki, bu mesajın hiçbir anlamı olmadığı gibi, bir geçerliliği de bulunmuyordu.

Bu değişiklik ile ilgili oylama dün akşam sonuçlandı. Toplamda 670.000 kişi oy kullandı ve oy kullananların%88’i değişikliğe karşı çıkarak Facebook’un bu demokratik yapısının sürmesi yönünde görüş bildirdi. Katılımın, Facebook nüfusunun %30’unun çok uzağında kalması sebebiyle, oylar ne yazık ki boşa gitmiş oldu. Copy-paste mesajlar yerine oylamaya ilgi gösterilseydi belki sonuç daha farklı olabilirdi. 🙂

Böylelikle, Facebook kendi kurallarında ve yapısında yapacakları büyük değişiklikleri kullanıcılarının onayına sunmak zorunluluğundan kurtuldu ve Facebook’ta demokrasi dönemi resmen kapanmış oldu.