Yeni mekanlar keşfetmek için yeni bir yardımcımız var artık: Zomato

Herhangi bir ürün ya da hizmet ile ilgili arkadaş çevremizin  düşündükleri ve bize verecekleri tavsiyeler bir çok pazarlama aktivitesinden daha önemlidir. Bir adım daha ileri gidersek, o ürün ya da hizmet hakkında bire bir yaşanmış deneyimler, günümüz tüketicisi için en yüksek bütçeli reklam filmlerinden bile daha dikkate değerdir. Sosyal medya, bu tarz deneyimlerin tüm dünyadaki bireyler arasında özgürce akışını sağladığı için bu çapta büyük bir devrim yaratabilmiş, sorunlarımıza çözümler sunabilmiştir.

Artık hayatımızda “Bugün nerede yesek?” sorunumuza, kullanıcıların kendi deneyimleriyle oluşturdukları hikayeleri bir küratör edasıyla derleyerek sunan yepyeni global bir oyuncu var: Zomato. Hem web sitesi hem de tüm platformlar (evet, BlackBerry dahil!) için geliştirdikleri mobil uygulamalar ile Zomato, kullanıcılarına özgün içerik ve bir mekan ile ilgili ihtiyaç duyulabilecek tüm bilgilere kolayca ulaşabilmeyi vaat ediyor.

Siteye girdiğiniz zaman sizi muazzam fotoğraflar ile karşılıyorlar öncelikle. Öyle güzel fotoğraflar ki sizi siteye girmeye, o şehri ve restoranları keşfetmeye teşvik ediyor. Aradığınız mekan ile ilgili; lokasyon, iletişim bilgileri, eve servis opsiyonu, alkol durumu, nargile olup olmadığı, ortalama hesap, ödeme opsiyonları ve WiFi gibi detaylı bilgilere çok kolay ve kullanıcı dostu bir arayüzle saniyeler içerisinde ulaşmanız mümkün. Tüm bunların yanında ek olarak; mekanların menüleri de sitemlerinde kayıtlı. Network’lerinde bulunan tüm mekanların menülerine tek tuşla ulaşabilme imkanı, Zomato’yu diğerlerinden ayıran en önemli özellik bence. Küçük sürprizler ile şaşırtılmayı seviyor olmamız, mekandaki fiyatlar ile afallamaktan hoşlanacağımız anlamına gelmez 🙂

 

Bu önemli fonksiyonel bilgiler, kullanıcılar tarafında oluşturulan özgün hikayeler ile birleştiğinde ortaya çıkan sonuç inanılmaz keyifli, biz okuyucular için de anlamlı ve ilham verici oluyor. Sitenin sosyal ağ dinamiklerinin kuvvetli olması, kullanıcıları özgün içerikler yazmaya teşvik ediyor. Kullanıcılar yazdıkları yorumlara göre rütbeler alıyor, insanları takip edebiliyor, mekanları oluşturdukları özel listelere kaydedebiliyorlar.

Günün sonunda, hepimizin bir hikayesi var ve bu hikayeleri paylaşmak istiyoruz. Her gün daha güzel, daha mutlu hikayeler yaratabilmek için yataktan kalkıyoruz. Bir akşam yemeğini, basit bir tabak yemekten özel bir anıya, dostlarımıza anlatabileceğimiz eşsiz bir öyküye çevirmek istiyoruz.

Zomato‘da gezinirken daha önce hiç gitmediğiniz mekanları keşfedip, kullanıcıların hikayelerini okuyup, yepyeni hikayeler yaratmak için kendinizi motive edeceğinize eminim.

Zira, anlatacak yeni hikayelerimiz varsa eğer, yaşıyoruz demektir.

Reklamlar

Apple Türkiye’deki ilk resmi satış noktasını hizmete sundu

Aylardır beklenen gelişme dün gece saatlerinde gerçekleşti ve Apple Türkiye’deki ilk resmi satış servisini hizmete aldı. Artık resmi distribürler dışında direkt olarak Apple’dan satın alma imkanına sahibiz.

Bu gelişme ile birlikte Apple’ın ürün lansmanlarından sonra ilk partide olmasa bile ikinci partide yani hemen hemen Avrupa’nın tümüyle aynı zamanda yeni ürünleri direkt olarak satın alma şansına sahip olacağız. Fiyat konusunda ise çok büyük bir değişiklik olmayacaktır.

Apple Online Store, tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi, belli bir ücretin üstündeki alışverişlerde ücretsiz kargo hizmeti sunuyor. iPhone 5S ve iPhone 5C’ler için tedarik süreci 5-7 gün arasında değişirken Mac ürünlerinde bu süre 1-3 gün arasına düşüyor.

Turkcell, Avea, Vodafone dün akşam gece yarısı etkinlikleriyle iPhone 5S ve iPhone 5C’yi satışa sundu ve fiyatlarını açıkladı, ancak bu da Apple Online Store’un açılış haberiyle biraz gölgede kaldı. Örnek vermek gerekirse GSM operatörlerinde 2.300 TL seviyesinde olan iPhone 5S, Apple Online Store’da 2.100 seviyesinden başlıyor.

Apple’ın ilk mailing kampanyası da gelen kutularımza dün gece düştü. iPhone 5S ve iPhone 5C’yi tanıtan bu mail, aynı zamanda kullanıcılara Apple Online Store’un açılışını ilan etti.

Türkiye, Apple için stratejik önem taşıyan ülkelerden biri, zira çok büyük bir potansiyel taşımaktayız. İlk fiziki Apple Store’unun Zorlu Center’daki açılışını heyecanla beklerken, bu gelişme ile birlikte Apple Türkiye çalışmalarının artık son aşamaya geldiğini ve Türkiye’nin Apple’ın resmi olarak faaliyet gösterdiği ülkelerden biri olduğunu resmen söyleyebiliyoruz.

Darısı iBook Store’un başına 🙂