Bir start-up nasıl kurulur?

Gerçek anlamda, inanılmaz bir çağda yaşıyoruz. Saniyeler içerisinde ulaşabileceğimiz bilgilerin sınırı yok ve bu bilgilerin değeri de, bu bilgilere erişim kolaylığı da günden güne artıyor.

Bir beyaz yakalı, gününün büyük bir çoğunluğunu şirkette Excel dosyalarına bakarak geçiriyor gözükse bile, inanın bana zihninin gerisinde bir girişim yapmanın yolunu arar durur. Öğle arasında çay içerken bundan bahseder, internette gödüğü bir makaleyi zihnine not düşerken bunu aklına getirir, önünde kuyruklar oluşan yeni bir dükkanın önünde geçerken “Bunu neden ben düşünmedim?” diye hayıflanır.

Yakın bir zamanda Ata‘nın önerisiyle izlemeye başladığım How to Start a Startup videolarının gerçek anlamda bir hazine olduğunu söyleyebilirim. Jackpot. Define. Paha biçilmez. Hazine.

Okumaya devam et “Bir start-up nasıl kurulur?”

Bisiklet

Sene sonlarında yapılan çalışan memnuniyeti anketleri, kurumsal şirketlerde son derece ciddiye alınan ritüellerdir. Yöneticiler çalışanlarının mutlu olmasını isterler, ya da en azından anket çıktılarına göre mutlu çıkmalarını.

Çalışanlar bu formu doldururken şirketteki mutluluklarını etkileyen bir takım etkenlere göre cevap verirler: maaş, çalışma ortamı, çalışma saatleri, bağlı oldukları yöneticiler, yemek, servis, teknolojik imkanlar, kariyer olanakları, eğitim olanakları vesaire. Bu mikro etkenlerin üzerine bir branda gibi çekilecek şey ise esasında şudur: Yaptıkları iş onlar için anlamlı mı? Çalıştıkları iş yeri onlara inanılacak ve o şirkette çalıştıkları için mutlu olmalarını sağlayacak değerler sunuyor mu?

Ben, Aksigorta’da dördüncü yılını doldurmuş ve beşinci yılının içerisinde çalışmaya devam eden biriyim. Bu dört yıllık süre zarfında birden çok yöneticiyle çalışma imkanım oldu, şirket içinde çeşitli projelerde görev aldım, çok mutlu olduğum anlar da oldu çok bunaldığım anlar da. Genele baktığım zaman, mikro düzeyde saymış olduğum etkenlerin hemen hemen hepsi için beklentileri tatmin edilmiş bir çalışanım. Aksigorta’daki 4,5 yıllık çalışma hayatımın en anlamlı, bu şirket için çalıştığım için gerçekten mutlu olduğumu hissettiğim anlarını ise bu hafta sonu departmanca gerçekleştirdiğimiz etkinlikte yaşadım.

Etkinlik Salonu

Okumaya devam et “Bisiklet”

Dijital Pazarlama alanında takip edilmesi gereken 50 KPI

Dijital pazarlamanın devrimsel niteliği, atılan her adımın harcanan her kuruşun etkisini ve geri dönüşlerini somut şekilde takip edebilmekten gelir. Ancak her geçen yıl dijital pazarlama alanında yaşanan gelişmeler, kurulan yeni mecralar, öğrenilmesi gereken yeni terimler beraberinde takip edilmesi gereken yeni metrikleri getirdi.

Doğru ve etkin bir şekilde dijital pazarlama yönetimi, çalışmalara başlamadan önce somut ve ölçülebilir başarı kriterleri koyarak yapılabilir. Slideshare’de rastlamış olduğum aşağıdaki sunumda, dijital pazarlama alanında kendinize hedef belirlerken yararlanabielceğiniz detaylı bir derlemeye ulaşabilirsiniz.

Okumaya devam et “Dijital Pazarlama alanında takip edilmesi gereken 50 KPI”

Sinemadan Çıkmış İnsan – “Aylak Adam”dan…

Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarının düşünen kişi değil. Insanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlara dolu; asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar.

“Açlık Oyunları – Alaycı Kuş Bölüm:1” fragmanı yayınlandı!

Açlık Oyunları üçlemesi, sevgili Eda‘nın bana yılbaşı hediyesiydi. Ben de sene başında soluksuz bir şekilde okuyup ışık hızıyla bitirmiştim üç kitabı da.

Sonrasında da dönüp filmlerini seyretmiştim tekrardan. İlk filim iyiydi. İkinci film, eh tamam kötü değil, gayet de güzel (!) bir yerde bitti. Ama en çok merak ettiğim bölüm kuşkusuz serinin finalinin yapılacağı iki ayrı bölümde yayınlanacak olan Alaycı Kuş filmleri. Zira 3 kitaplık seride de bu üçüncü kitap diğer ikisinden bir adım daha öndeydi.

Kasım ayında vizyona girecek olan filmin fragmanı internete düşmüş durumda. Aşağıdaki linkten seyredebilirsiniz.

Heyecanla bekliyoruz efendim.

Fuuu-füüü-füü-fuuu-fuuu.

(Alaycı Kuş ıslığı …. )

(Pek olmadı tamam, tamam.)

Mutlu bir gün: İPZ ’14 ve A.L.F.A. Ödülleri

Sektörel konferanslar her zaman için zihin açıcı ve sektör çalışanların bir araya gelmesi için uygun ortamlar sağladığı için katılması keyif veren etkinliklerdir. Günlük hayatımızda hepimiz çok çeşitli haber kaynaklarından güncel haberleri zaten takip etmeye çalışıyoruz ama; rutin işlerimizden kafamızı kaldırıp ofisten çıkmak, ferah bir salonda yüzlerce benzer pozisyonda çalışan insanla beraber olmak, donanımlı konuşmacıların sunumlarını dinlemek, sosyalleşmek ve farklı iş kollarında çalışan insanların deneyimlerini öğrenmek insana kendini iyi hissettiriyor.

Dün İnteraktif Pazarlama Zirvesi, kısa adıyla İPZ 2014’e katılma şansım oldu. Konferansın sloganı ve teması biraz ilginç geldi esasında: “Dijital öldü. Yaşasın dijital.” Yani “Kral öldü, yaşasın yeni kral” gibi bir kalıp kullanılmak istenmiş ama verilmek istenen mesaj çok net değildi gibi geldi bana. Yeni kral kim, mobil mi, sosyal medya mı? Neyse. 🙂 Gün boyunca ağırlıklı olarak dijital pazarlama, sosyal medya pazarlaması, mobil pazarlama, dijital pr gibi oldukça çeşitli konularda sunumlar gerçekleştirildi. Konuşmacılar arasında Shazam, Twitter gibi dijital dünyaya yön veren global firmaların da temsilciler de bulunuyordu.

Konferanstan aklımda yer eden bir kaç noktayı aşağıda sizlerle paylaşmak isterim.

Okumaya devam et “Mutlu bir gün: İPZ ’14 ve A.L.F.A. Ödülleri”

Etkinliğin ardından: Apple Watch gerçekten Mavi Okyanus’a atılan bir adım mı?

Son yılların en büyük Apple etkinliğini geride bıraktık. Peki dün geceden akılda kalan satır başları neler oldu?

Genel

– Nike’tan Apple’ın dijital pazarlamasının başına getirilen Musa Tarık etkisini çok net bir şekilde gösterdi. Özellikle apple.com üzerinden yapılan live-blogging ve genel sosyal medya dokunuşları onun imzasını taşıyordu.

– Etlinlikten beklenti bu kadar yüksek olunca ilgi ve alaka da bir o kadar yüksek oldu. Apple.com ve Apple TV üzerinden yapılan canlı yayının performansı ise bu talebe cevap verebilmekten çok çok uzaktı. Sürekli kopmalar, başa sarmalar, hata vermeler yaşandı. Hatta uzunca bir süre de Çince dublaj yayına yansıdı. Canlı yayın performansı için Apple sınıfta kaldı diyebiliriz.

– Lansmanın başında yayınlanan video etkileyiciydi.

Okumaya devam et “Etkinliğin ardından: Apple Watch gerçekten Mavi Okyanus’a atılan bir adım mı?”

9.9.2014’e 1 kala

Neredeyse bir yıldır beklediğimiz ve Apple tarihinin dönüm noktalarından biri olacak etkinliğe bir gün uzaktayız artık. Söylentiler, haberler, fotoğraflar, videolarla dolu bir gündemin arasından sıyrılıp geliyoruz bu nedenle biraz kafamız dolu açıkçası. Lansman öncesi gizlilik konusunda Steve Jobs dönemini mumla aradığımız su götürmez bir gerçek. En azından 3-4 tane iPhone 6 inceleme videosu seyrettim ben şahsen, bu biraz garip değil mi sizce de?

Tüm bunların üzerine bir de patlak veren iCloud fotoğraf krizi bu büyük etkinliğe girerken Tim Cook’un başına fazlasıyla ağrıttı ve konsantrasyonlarını tamamen bozdu. Apple’ın hisseleri son yıllardaki en büyük düşülerden birini yaşadı. ABD’deki yatırım şirketleri takipçilerine Apple hisselerini elden çıkartarak paraya dönüştürmenin zamanının geldiğini duyurdu zira şirketin büyük bir inovasyon yaparak yükseleceğine pek ihtimal vermiyorlar.

Bu göreceli olarak negatif ortamda bile, Apple’ın şapkasında bizleri şaşırtacak bir kaç hamlesi daha olduğuna inanmak istiyorum. Beni böyle düşündüren şeyler neler mi?

Okumaya devam et “9.9.2014’e 1 kala”

How I Met Your Mother’ın Alternatif Sonu İnternete Sızdı! [Video]

Açıkçası Mart ayında dizinin son bölümünü seyrettiğim günden beri hem öfkeli hem de hayal kırıklığına uğramış hissediyordum kendimi ve nerede ne zaman konusu açılsa dizinin senaristlerine ateş püskürüyordum.

Dizinin finali ile ilgili hislerimi daha önce bu yazımda belirtmiştim.

Bu tepkimde kesinlikle yalnız değildim ve sosyal medyada, forumlarda, subredditlerde tam bir isyan havası vardı. Herkes dizinin senaristlerine çatıyor ve bu sonu hak etmediklerini söylüyorlardı. Bir dizinin takipçileri ile bu denli bir duygusal bağ kurmak kolay bir iş değil aslında ama onlara istediğini vermediğiniz anda da bu kitle hayatı size zindana çevirebiliyor işte böyle. (Pişman değilim, değiliz. Yine olsa yine yaparım, yaparız.)

Okumaya devam et “How I Met Your Mother’ın Alternatif Sonu İnternete Sızdı! [Video]”