Fenerbahçe için önemli olan 2018’in sonu

2017’yi tatsız bir Konyaspor beraberliği ile kapatan Fenerbahçe için devre arası aslında fazla sakin geçti diyorduk ki son 1 hafta içerisinde oldukça önemli gelişmeler peşi sıra önümüze gelmeye başladı. Devre arası kampının tek çıktısı olarak Ozan Tufan’ın biletinin resmi olarak kesilmesi, Ali Koç’un hepimize umut veren toplantıları ve bu toplantılarda verdiği altı çizilesi mesajlar, kulaklarımıza inanamadığımız bir Acıbadem sponsorluğu ve en son dün akşam diken üzerinde seyredip son saniyelerde galibiyete uzandığımız Göztepe maçı ile başlayan 2017-2018 sezounun ikinci yarısı… Ekstra olarak da, boğazın karşı kıyısından gelen ve tüm spor camiasını şoke eden Galatasaray erken seçimleri. Mustafa Cengiz önderliğinde Galatasaray’da yaşanan bu sandık darbesi çok tartışılan başkan Dursun Özbek’in sonu oldu. Kısa kısa hepsine değinmeye çalışacağım.Devamı »

Reklamlar

Konyaspor – Fenerbahçe Maçı Üzerine

Sokaktan geçen 75 yaşındaki bir amcaya “Aykut Kocaman mantalitesine sahip iki takım soğuk bir kış akşamında Konya şehrinde karşı karşıya gelirse sonuç ne olur?” diye sorsak çok büyük bir ihtimalle “Varını yoğunu sat, X/X oyna yeğen!” cevabı alırdık. Öyle de oldu gerçekten.

23 Aralık 2017 tarihinde oynanan Konyaspor – Fenerbahçe maçında, kontrollü oyun ve sonuç üretmese de topa sahip olma amacıyla dolanan 22 tane adam vardı sahada. Aykut Kocaman’ın sahaya sürdüğü ilk 11 karışık tepkiler ile karşılandı. Valbunea’nın ilk 11’de kendine yer bulması nereden baksan mutluluk verici bir olaydı bizler için. Evet, Valbunea bu takım içinde farklı olan tek insan belki de, beklenmedik şeyler yapabilen, bir çalımı ya da bir uzun pası ile tribünde bir uğultu kopartabile adam, başka yok böyle bir adamımız. Ancak karakterli (!) ve ilkeli (!) teknik direktörümüz kendisini yedek kulübesinde bekletiyor haftalardır. Öyle bir duruma gelmiştik ki hatta, geçen hafta 45 dakikalık oyuna sıkıştırdığı 1 asist ve 1 gol ile çevirdiği maça rağmen bugün herkes yedek kulübesinde maça başlamasını bekliyordu. (Çünkü, Aykut Kocaman)

Bir diğer sürpriz, orta sahada genç Oğuz Kaan ile başlaması oldu. Oğuz’un bu denli kritik bir maçta görev alması kendisine olan güvenin bir göstergesi, bu bakımdan olumlu buluyorum ancak her tercih bir vaz geçiştir ve vaz geçilen Ozan Tufan ismi farklı hisler ve fikirler doğurur oldu artık. (Bu konuya biraz sonra tekrar değineceğim.)Devamı »

Şampiyonluğu bekliyoruz.

Uzun zamandır huzurumuz yoktu hiçbirimizin.

Son 3 yıldır neden çektik biz bu kadar? Bunu hak etmek için neyi yanlış yapmıştık? Tribündeki bizler için bu sorunun bir cevabı hiç olmadı. Sadece bayrağın ve armanın peşinden koşuyorduk ve çubuklu forma mutlu olduğu zaman mutlu olabiliyorduk biz.

Geçtiğimiz 3 yılda ara ara hep zihnimde beliriyordu tanıdık görüntüler: Güiza’nın attığı ve 3-4 öne geçtiğimiz ve sonunda 3-5 galip geldiğimiz Buca maçı, heyecanımdan seyredemediğim kendimi arabaya atıp radyodan dinlediğim Karabük maçı (son dakiklarda ileri çıkan Tomiç), stadda son saniyelerde yay gibi gergin kaderine küfür eden insanların arasından merdivenleri inerken gelen golün ardından bayram yerine dönen Gaziantep maçı, Andre Santos’un golü ile öne geçtiğimiz Sivas maçı, Erman Kılıç’ın golleri sonrası artan kalp çarpıntılarım. Tek bildiğim benim, bizim masum olduğumuzdu.

Son şampiyonluğumuzdu.

Kabus gibi günlerin ardından güneş bizim için parlıyor artık. Son 3 senedir biz hep kaybedenlerden olduk belki, ama asla yenilenlerden olmadık. Fenerbahçe bayrağını, çubuklu formanın yüzünü asla yere baktırmadık. Yürüdük, bağırdık (kimsenin bağırmaya cesaret edemediğini bağırdık hatta) ve asla biat etmedik.

Çubuklu formanın şampiyonluk yolunda Antalya’yı geçip hepimizi huzura kavuşturmasına bir adım daha yaklaştığımız bu gecede mutluluk var içimizde. Ve tabii ki dilimizde şarkılar.

Önümüzdeki hafta biz caddede olacağız yine. Üzerimizde formamız, dilimizde şarkılarımız, göğsümüzde gururumuz ve ellerimizde meşalelerimiz olacak.

Şampiyonluğu bekliyoruz.